
Erkenden kalkıp Napoli-Pompei ekstra turuna katıldık.Önce Pompei'ye sonra Napoli'ye gittik.Yolculuk uzun sürüyor.
Pompei Vezüv Yanardağı'nın eteklerinde kurulmuş olan antik bir kent, köylülerin yaşamış oldukları evler,anfi tiyatro, şehir meydanı,genelev :) herşey günümüze kadar gelmiş yani..
Pompei'de ana caddesi üzerinde yüksek kare gibi taşlar var.(Benim fotoğrafta üstünde durduğum)O tarihlerde açık kanalizasyon sistemi olduğu için, karşıdan karşıya geçmek için bu taşlar kullanılıyormuş.
Vezüv yanar dağı patladığında,lavlar değil zehirli gazlar ve toz,pompei kentinin üstünü kaplamış ve insanlar uykularında yakalanmışlar.Toz katmanı heryeri örtmüş ve yüksek sıcaklığın etkisi ile vücutları erimiş.Kazı çalışmaları yapılırken bazı alanlarda boşluk olduğunun farkına varılmış ve doldurucu bir malzeme dökülerek şu anda sergilenen heykeller oluşmuş.
Pompei liman kenti olduğu için yoğun bir şekilde ticaret yapan kişilerin uğradığı bir kentmiş,ana caddesinde yürürken kaldırımda genelevi işaret eden cinsel organ simgesini görüyosunuz.Geneleve geldiğinizde her odanın girişinde o odadaki kadının uyguladığı pozisyonu görüyorsunuz.Yani aynı dili konuşmaya gerek yok :)
Tur rehberinin dediğine göre;müşterisi olmayan kadınlar camdan çıkıp,kurt gibi ulurlarmış.
Napoli’de Pozilipio Tepesi(muhteşem bir manzara), San Carlo Opera Binası, Kale, Santa Lucia Vittoria Emanuella Meydanını görülecek yerler arasındadır.Biz kalenin içine girmedik.Dışından baktık :)Bu arada çevrenin,tuvaletlerin kirliliğine değinmeden geçemeyeceğim.Zaten tur rehberi yolda iken Napoli'nin Roma'dan çok farklı olduğunu,şaşırmamızı söylemişti.
İtalya'da kuzey,güney çekişmesi olduğunu,kuzey İtalya'nın güneyi istemediğini ve sürekli topraklarını ayırmak istediklerini söylemişti.(Napoli,güneyde)Ayrıca bize serbest zaman aralığında ara sokaklara çok girmemizi söyledi(tehlikeli olabilirmiş).
Birde İtalya'da hiç bir yerde seyyar satıcılardan birşey almamamızı,eğer polise yakalanırsak 20.000 euro muydu neydi ceza kesileceğini söyledi.
Gezip,dondurmamızı yedikten sonra bir seyyar satıcının sattığı dans eden micky ve mini mouse çifti dikkatimizi çekti, paketi 1 euro gibi bişeydi sanırım,ufaklıklara vermek için aldık.
Tabi İstanbul'a gelince Efgan'ın deneme yapmasından sonra kazıklandığımızın farkına vardık.Youtobe dan baktığımzda gördük ki,
meğersem satıcı kağıttan yapılmış bu ürünleri misina gibi bir iple müzik çaların antenine bağlamış ve öyle oynatıyormuş.Bizi pek acıtmadaı ama Efgan'ın bir tanıdığı,ticaret zekası ile düşünüp ben çok alayım
İstanbul'da satarım demiş,ee bu arakadaş tam kazıklanmış tabiki :) geçmiş olsun ne diyelim....
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder